Okuma ve karar
Menzil kaygısı ne zaman durdurur
· Şarj İstasyonu
Kaygı her yüzde onda durdurursa gün biter. Eşik, sonraki durağa varacak paydır. Sıfır hedef değildir.
Kaygı ile eşik
Menzil kaygısı, batarya düşünce durma isteğidir. İstek, ilk uzun yollarda yüksektir ve her yüzde yirmide bir tesis aratır. Aratmak güvenli görünebilir. Gün, duraklarda erir. Eşik başka bir şeydir: bir sonraki güvenilir durağa varacak kadar pay, artı mevsim, artı yedek. Pencere alt çizgiyi bu paya bağlar, sihirli bir on rakamına değil. Kaygı, eşiği olmayan duruştur. Eşik, kaygının sayıya dökülmüş hâlidir.
Sıfır hedef değildir. Uygulama yeşil gösteriyor diye son kilometreyi sıfıra yaymak, yeşili sözleşme sanmaktır. Sözleşme yoktur. Tek istasyon bu yüzden ikinci ad ister. İkinci ad varsa kaygı iner, çünkü yüzde on beş bir felaket değil, birinci adın tutmaması hâlinde kullanılacak paydır. İkinci ad yoksa yüzde otuz bile kaygı olarak kalır. Kaygıyı indiren şey cesaret konuşması değil, adlandırılmış yedektir.
Ne zaman erken durulur
Kış, dağ, ince il, gece, tanımadığınız bariyer. Bu beşinde eşik yukarı çekilir. Soğuk menzili etiketin altına indirir, tek yüzde ilan etmeden. Bolu eşiği geçidin öncesine alır. Ardahan gibi 16 soketli bir ilde eşik, ilin içindeki son pin değil, bir önceki kalın hattır. Gece, kapısı kapanacak siteye güvenmeyi bırakır. Kamuya açık olmayan priz gece yarısı yedek olmaktan çıkar. Beşi yoksa eşik aşağı inebilir. İnişte de sıfır olmaz.
Erken durmanın bedeli birkaç on dakikadır. Geç kalmanın bedeli, olmayan bir sokette geçen saattir. İkisi simetrik değildir. Bu asimetri, kaygılı sürücüyü her kasabada durdurtmak için kullanılmasın. Kullanılırsa asimetri tembelliğe döner. Asimetri, eşiğin biraz üzerinde durmayı haklı kılar, eşiğin iki katında durmayı değil. İki kat, kaygının eşiği yendiği yerdir.
Ne zaman devam edilir
Sonraki durak yakın, hava ılıman, il kalın, siz yüzde otuzdasınız, araç o yolu defalarca aynı tüketimle geçti. Burada durmak kaygıdır. Devam etmek eşiğin içindedir. İstanbul içinde 16.292 soket varken her semtte durmak, sayıyı korkuya çevirir. Sayı garanti değildir, mertebedir. Mertebe, semtler arası kısa geçişte çoğu zaman yeter. Anadolu yakası ile Avrupa yakası arasında köprü varsa mertebe yakada kalır. Yakayı değiştirmek, devam etmek değil, başka bir yol seçmektir.
Fiyat da devam kararının parçası olabilir, efendisi değil. Ucuz diye eşiğin altına inmek, 2 lirayı çekiciye değişmektir. Pahalı diye eşiğin üstünde, boş bir pahalı soketi reddedip ince bir ile girmek de aynı değiş tokuşun tersidir. Önce pay, sonra ekran. Liste pay tutmuyorsa devreye girer. Pay tutuyorsa liste, bir sonraki sakin durağın hesabıdır.
Kaygı nasıl iner
İner, çünkü aynı yolu not ederek gidersiniz. Tüketim, durduğunuz yüzde, varış yüzdesi. Üç hafta sonra “bu etap yüzde yirmi yer” cümlesi hissinizden değil notunuzdan gelir. Not yoksa her sefer ilk seferdir ve kaygı haklıdır, çünkü elinizde veri yoktur. Veri biriktikçe eşik oturur. Oturan eşik, cesaret değildir. Tekrarın aritmetiğidir.
Başkasına “merak etme, her yerde şarj var” demek kaygıyı indirgemez. Her yerde yoktur. Ardahan 16, İstanbul 16.292. İki sayı aynı teselliye sığmaz. Teselli yerine eşiği söyleyin: şu ile girmeden şu kadar pay, yedek şu il, sıfır yok. Somut eşik, soyut rahatlatmadan daha çok gün kurtarır. Menzil kaygısı utanılacak bir hâl değildir. Eşiğe bağlanmamış kaygı, günü duraklara böler. Bağlanmış kaygı, dağ öncesinde bir kez durur ve ovada devam eder. İkisi aynı duygu, iki farklı plandır.