Okuma ve karar
Yüzde 10-80 şarj penceresi
· Şarj İstasyonu
Yol gününde on ile seksen arası, DC’nin hızlı dilimidir. Evde her gece bu pencereye hapsolunmaz.
Pencere bir alışkanlıktır
Yolculukta bataryayı yüzde on ile yüzde seksen arasında tutmak, DC’nin daha yüksek güç verdiği dilimde kalmak içindir. Alt uç, yedeksiz kalmamak içindir. Üst uç, yüzde seksen sonrası yavaşlayan dilime girmemek içindir. İkisi de sağlık yasağı diye anlatılırsa yazı bozulur. Üretici kitabınız ömür için başka bir aralık önerebilir. Bu sayfa ömür kitabı değildir. Gün kitabıdır.
Evde gece AC ile yüzde yüze çıkmak, pencerenin ihlali değildir. Güç zaten düşüktür, siz uyuyorsunuz, yavaş dilim sizi oyalamaz. Gece planı hedefi yarının kilometresine göre kurar, seksen diye kilitlemez. Pencereyi eve taşımak, sabahki kısa günü gereksiz yere sekizde bırakır. Pencereyi yolda unutmak, her tesiste yüzde doksan beş beklemektir. Yer, pencereyi açar veya kapatır.
On neden alt çizgidir
Yüzde on, sihirli bir kimya sınırı olarak ilan edilmez. İlan edilse, sekiz ile on iki arasındaki fark efsane olur. Pratik nedeni yedektir. Yüzde on ile bir sonraki durağa varmak, o durak doluysa yüzde beşe iner. Yüzde beş, ince bir ilde veya kışın dağda rahat bir pay değildir. Yedek istasyon alt çizgiyi bu yüzden “on” diye sabitliyor gibi görünür. Aslında alt çizgi, bir sonraki güvenilir durağa varacak kadar paydır. Durağa on kilometre varsa on fazla olabilir. Durağa bir dağ varsa on yetmeyebilir.
Sıfıra inmeyi denemek, pencerenin tersidir. Denemek, uygulama haritasına güvenin sözleşme olduğunu sanmaktır. Harita o anki fotoğraftır. Fotoğraf bozulunca sıfır, çekici ve gün kaybıdır. Bu site çekici numarası dağıtmaz. Dağıttığı ilke, sıfırı hedeflememektir. Hedef on ise gerçek varış sekiz de olabilir. Hedef sıfır ise gerçek varış yolda kalmaktır.
Seksen neden üst çizgidir
Üst çizgi, zaman içindir. DC’de son yüzde yirmi, ilk yüzde yetmişten daha uzun sürebilir. Süre ücretliyse para da uzar. Ücretsizse gün uzar. İstisna, sonraki etap o yirmiyi istiyorsa kurulur. Dağ, ince il, gece, bilmediğiniz bir bariyer. İstisna her öğle yemeğinde kurulursa çizgi çizgi olmaktan çıkar. Otoyol molası yemeği şarjın yavaş dilimine denk getirmemeyi söyler. Pencere, o öğüdün sayıya dökülmüş hâlidir.
Seksen bir, seksen iki diye kavga etmeyin. Eğri keskin bir eşikte kırılmak zorunda değildir. Ekranda güç düştüyse çizgi gelmiştir, yüzde ne olursa olsun. Güç hâlâ yüksekse ve sonraki etap istiyorsa seksen beş de meşrudur. Çizgi, düşünmeden kalmayı engeller. Düşünerek kalmayı yasaklamaz.
Pencere fiyat seçmez
On-seksen aralığı, ucuz işletmeciyi seçmez. Aralık bir zaman alışkanlığıdır. Fiyat ayrıca okunur. Aralıkta 14,75’lik bir hücre ile 9,99’luk bir hücre aynı dakikayı yaşayabilir, aynı fişi yaşamaz. Fiyat listesi hücreyi verir. Pencere, o hücrede ne kadar kalacağınızı kısar. Kısa kalmak, pahalı hücreyi ucuz yapmaz. Yine de uzun kalmaktan daha az pahalı yapabilir. İki cümle birden doğrudur.
Günün notu: çıktığım yüzde, durduğum yüzde, gelen ortalama güç. Üçü varsa pencere işe yaramış mı görürsünüz. Üçü yoksa “seksen kuralı” bir slogan olarak kalır. Slogan, Bolu’da ve ovada aynı bağırır. Sizin notunuz yer değiştirince sesi değişir. Pencere, slogan değil, düzeltilen bir alışkanlıktır.
Üç satır sloganı düzeltir
Çıktığınız yüzde, durduğunuz yüzde ve gelen ortalama güç yan yana durursa pencere işe yaramış mı görürsünüz. Üçü yoksa “seksen kuralı” her yerde aynı bağırır. Bağırış, Bolu geçidi ile düz ovayı eşitler. Eşitlenen kural, soğukta kabul düşünce ve yüzde seksenden sonra eğri yatınca bozulur. Bozulan kuralı tek yüzdeyle tamir etmem. Tamir, sizin notunuzdur. Not, bir sonraki aynı yolda hedefi yukarı veya aşağı iter. İtmeyen not, slogan olarak kalır. Slogan, DC’yi yüzde doksana kadar tutmayı erdem sayar. Erdem, yavaş dilimde başkasının yerini ve kendi saatini birlikte yer. Yenen saat, 25 Ekim listesinde bir hücre değildir. Hücre enerjidedir. Zaman, eğridedir.